Fenerbahçe'yi sezon başından beri ayakta tutan en büyük özelliği sağlam defans ve duran toplardaki başarısı. Tüm takım halinde geride iyi yer tutuluyor, mükemmel bir kompaktlık içerisinde sağlam bir takım savunması nasıl olur, dersini veriyordu. Defansta bireysel hatalar olmadığı ve duran toplardan en az bir gol çıkarıldığı sürece de bütün maçın hakimi olarak maç tamamlanıyordu. Belki çoğu zaman güzel futbol oynanmıyordu ama üç kulvarda mücadele eden bir İtalyan takımı çıkmıştı ortaya. Rakipler bireysel sağlam futbolcularıyla Fenerbahçe defansını bozunca arada defolar gözüküyordu tabii. Lige havlu atılan Gençlerbirliği maçı bütün sezonun en kötü Fenerbahçe performansıydı belki de. İyi bir takım savunması yapılamamış, duran toplar değerlendirilememiş ve sahadan 2-0 yenik ayrılınmıştı. İşin özeti, Fenerbahçe'nin hücumdaki en büyük silahı duran toplardı sezon boyu. Bunlardan bir gol çıkaramayınca sıkışıp kalıyordu takım.Benfica 1-0 mağlup edildiğinde çok farklı bir takım görmüştük ama zaten herkes de bütün sezonki Fenerbahçe'nin bu olmadığının, takımın bambaşka bir kimliğe büründüğünün farkındaydı.
Deplasmandaki Benfica maçı da bir nevi Gençlerbirliği maçının özetiydi. Sıfır organizasyon, sıfır takım savunması. Atılan tek gol de zaten Gençlerbirliği maçıyla aradaki tek fark. Penaltıdan bir gol atıldı. Onun dışında organize ya da yarı-organize herhangi bir atağı yoktu takımın. Sezon boyunca görmeye hiç mi hiç alışık olmadığımız derecede dağınık bir defans vardı. Tüm Avrupa maçları ve ilk Benfica maçı da dahil olmak üzere topa sahip olan, pozitif futbol oynayan takım da yerinde yoktu. Haliyle mağlubiyet sürpriz olmadı.
Tüm bunlara rağmen her şey daha iyi olabilirdi. Yenilen iki gol taçtan. Ortada çok net bir konsantrasyonsuzluk, organizasyonsuzluk vardı. Volkan'ın ikinci goldeki hamlesizliği de sorgulanmalı. Yediği gollerin yarısını kendine aşırı güveninden dolayı yiyor.
Son söz olarak; şike, hapis, Alex'in gidişi, Aykut Kocaman'ın istifası falan derken 2-3 yıldır takımdaki huzursuzluğa rağmen UEFA Avrupa Ligi'nda yarı final oynamak bir başarıdır. Ayrıca toplanabilecek en yüksek puan toplanılıp, hemen hemen her maç rakiplere üstünlük kurularak geçildi. Mönşıngladbah maçının formalite haline gelip Recep Niyaz'ın falan sahaya çıkması inanılmaz mutluluk verici detaylar. Her şey için teşekkürler. Seneye her şey daha güzel olacak.
Gökhan Gönül'e de büyük geçmiş olsun.
0 yorum:
Yorum Gönder