Futbol ; Faİr Play, Cesaret, Mücadele ve Zafer...
uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2011 Perşembe

Rubin Kazan 0 - 2 Twente


Akşam Arsenal - Barcelona maçını izleyenler için biraz sönük kalmış olabilir ama bu maç da kendi içinde güzel anların olduğu, iyi bir hikayeye sahip 90 dakika oldu. Hava şartlarından dolayı erken saati alındı ve her iki takımın da temposu bu yüzden düşüktü.

Rubin Kazan ilk yarıya tamamiyle hakim oldu. Orta sahada agresiftiler, kalabalıktılar. Bütün ikili mücadeleleri kazandılar ve oyunun merkezi burası oldu. Hollanda'nın yumuşak stiline alışkın olan Twente yabancılık çekti haliyle. Rakibi ileride değil geride karşıladılar ve Kazan'ın rahat top çevirmesine imkan verdiler. Ancak buna rağmen Kurban Berdiev'in takımı çok yavaş hareket etti. Topu çevirme hızları düşüktü ve topa sahip olmalarına rağmen net bir pozisyon bulamadılar. Twente hücumda çok etkisizdi ama savunmada da pek aksadıkları söylenemez, en azından gollük bir pozisyon görmediler kalelerinde. İlk 45 dakikada hiçbir şekilde Kazan kalesine inemediler ama oyun onların lehine işliyordu. Zira bu bir tur maçıydı ve deplasmanda oynuyorlardı.


İkinci yarıya iki takım da strateji değişikliğiyle girdi. Rubin Kazan artık daha hızlı hareket ederken, Twente orta sahada daha çok mücadele etmeye başladı. İkili mücadeleleri yavaş yavaş lehlerine çevirdiler ve böylece Rubin Kazan'ın belki de tek kozlarını ellerinden aldılar. Oyunun da hakimiyetini ellerine geçirdiler. Özellikle sol kanattan Bryan Ruiz ve Chadli ile etkili oldular. Maçın başından beri ilk kez bu kadar tehlikeli geldiler. Hal böyle olunca gol de geldi. İki duran toptan iki gol buldular. Theo Janssen'in ortaları De Jong ve Wisgerhof'un kafaları sayesinde gol oldu.


Maçı 0-2 kazanmalarına rağmen çok iyi oynadıkları söylenemez. Skorda kendi iyi oyunlarının olduğu kadar Rubin Kazan'ın vasatlığı da etkiliydi. Rövanş için çok büyük bir avantajı ele geçirdiler ve bence o maç bu maçtan daha seyirlik olacak.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Atletico Madrid 2 - 1 Fulham


Fulham'ın en kilit oyuncuları Duff, Davies, Zamora ve Zoltan Gera. Bu dördü de etkisiz olunca, bir de yetmezmiş gibi Zamora'nın yerine giren Dempsey hiçbir varlık gösteremeyince, Fulham benim beklediğim hiçbir olgun atağı geliştiremedi. Atletico Madrid ilk yarıda daha kontrollü başladı ve sürekli pas yapma niyetindeydiler. Reyes atakları organize etti. Fulham ise klasik İngiliz sistemi olan kanatlara inme ve golcüye uzun top atma derdindeydi. Ancak yerleşik Atletico savunması arasında formsuz Zamora ve Gera kafa toplarını hiç alamadılar. İkinci yarıda Atletico Madrid savunmayı biraz daha önde kurdu ve Fulham'ın istediği ortamı sundu kendilerine. Ancak Zamora'nın oyundan çıkması ve aynı anda hem Duff'ın hem de Zoltan Gera'nın yorulmasıyla beraber, bu fırsattan yararlanamadılar. Atletico, adeta deplasman havası yarattı İngilizler'e.

Atletico Madrid, cezasahası çevresinde iyi top çevirdi ama bana göre Reyes'in erken çıkması yaratıcılıktan uzak bir görüntü sergilemelerine neden oldu. Agüero'nun da içeriye çok fazla girmemesinden dolayı, tek çare olarak rakiplerinin silahıyla vurmak istediler. Uzun top denediler ama içerde çoğalamadılar. Yay çevresinde geniş alanda iyi top çevirdiler ama içeriye topu gönderemediler. Fulham bu baskıya çok iyi dayandı. Ama sadece 116 dakika. Penaltılara gitmeye 4 dakika kala Forlan "kendisinin ve takımımın ikinci golünü attı." Maçı çok ağır bir şekilde hak eden Atletico Madrid de böylece ilk Avrupa Ligi kupasını müzesine götürdü.

Bülent Korkmaz'ın ikizi Quique Sanchez Flores de bu genç yaşında müthiş bir iş çıkardı.

Bu arada maçı yanlışlıkla şifresiz veren STAR TV, spiker olarak Ertem Şener, yorumcu olarak da İlker Yasin'i verince hatasını telafi etmiş oldu.

Ne Aramıştınız

''Hayata dair ne öğrendiysem futboldan öğrendim. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.''
Albert Camus.

Popüler Yazılar

Zİyaretçİler

Futbol Blog. Blogger tarafından desteklenmektedir.