Futbol ; Faİr Play, Cesaret, Mücadele ve Zafer...

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Alper Potuk Fenerbahçe'de




Alper Potuk'un Fenerbahçe'ye transferi ülke içi futbolda uzun dönemde birçok dengeyi değiştirecek bir hamle oldu. Eğer Galatasaray'a gitseydi var olan yerli oyuncu havuzlarını bir kaliteli yerliyle daha güçlendirip Fenerbahçe'ye karşı üstünlüklerini arttıracaklardı. Selçuk İnan'ın Galatasaray'a transferinin bütün takımı nasıl etkilediğini gördük; pasları, oyun görüşü ve sakinliğiyle keşke 3-4 yıl önce gelseydi dedirtti Galatasaraylılara. Ülke futbolunun yerli oyuncularının arasında en yeteneklilerinden biri olan Alper'in Galatasaray'a transfer olması durumunda Fenerbahçe bunun epey sıkıntısını çekerdi. Sadece bu anlamda bile olumlu bir transfer diyebiliriz.

Geçen sezon başında gelecekti aslında, fakat kendisi mi yoksa Eskişehir cephesi mi geri çekildi bilemiyoruz, bu iş olmadı. Ardından geçtiğimiz haftalarda Galatasaray'a transferi konuşulduğunda Fenerbahçe taraftarları tarafından yuhalandı. Bu psikolojik durumu umarım en kısa sürede atlatır.

Fenerbahçe yıllardır orta saha merkezinde sıkıntılar yaşıyor. İyi bir defansif orta saha bulduğunda Alex'e yardım edecek ikinci bir merkez elemanı bulamadı, onu bulduğunda önliberosu eksikti. Hücumcu orta saha kontenjanını Alex'le zaten yıllardır tamamladı fakat yanına bir adam daha koyamadı. Emre 1-2 sezon takıma epey katkı yaptı ama bu da uzun süreli olmadı. Alex, yanına iyi paslaşacağı bir orta saha bulsaydı çok daha iyi olurdu. Şimdi Alex gitti, Mehmet Topal, Meireles, tekrar Emre ve nihayet Alper Potuk geldi.

Alex'in gidişinden sonra Aykut Kocaman orta sahada tam bir karara varamadı. Bazen üç defansif orta sahayla oynadı. Bazen 1 defansif - 2 merkez elemanıyla oynadı. Ama net bir hücumcu orta saha olmadığı için genelde kendi aralarında paslaşan 4-3-3 takımı çıktı ortaya.

Alper'e hücumcu orta saha diyebilir miyiz bilemiyorum, "hücumu iyi bir orta saha" desek daha doğru olur. Zira    hiçbir zaman gol - asist sayısında yüksek sayılara ulaşamadı. O daha çok asist öncesi paslarla uğraşıyor, defansif orta sahadan aldığı pasları ileriye taşıyor. Oyunu kanatlara açıyor, alternatifler üretiyor. Bu anlamda örnek aldığı Emre ile benzerliği var. Tıpkı Beşiktaşlı Fernandes gibi topu alıp 20-30 metre sürüklemeyi seven bir yapısı var. Hantal görünümüne rağmen ayakları hızlı. Bu hızını beynine de taşıyabiliyor, kritik paslar atabiliyor. Tek sıkıntısı fiziken yeterince kuvvetli değil. Fernandes, Emre gibi topa basıp alma özelliği pek yok.

Ama yaş olarak gayet uygun, yerli piyasasında pek benzeri yok ve geleceği parlak. En önemlisi Fenerbahçe'nin ihtiyacına yönelik. Sadece pasaportunda Türk yazması sebebiyle verilen paraya değer. Saçma sapan isimlere milyonlar bayılıyor Fenerbahçe, bir kere de Alper'e bayılsın.

Benim beklentim yüksek. Aykut Kocaman onu tuhaf tuhaf pozisyonlarda oynatmazsa, Alper de kendini geliştirirse bu takıma iyi bir şekilde monte olup uzun süre katkı verecektir. Belki daha hücumcusu alınabilirdi ama Galatasaray'a da kaptırılmamalıydı. Şimdi Meireles'i gönderip Emre'nin yabancı bir benzerini bulmak lazım. O zaman bu orta saha oldukça güçlenir.

19 Mayıs 2013 Pazar

Yeni Lig


Galatasaray haldır huldur iki sezondur geliyor. Belki puan olarak çok iyi seviyelere gelmediler ama oyun olarak gerçekten iyiler. Gelecek sezon daha da iyi olacaklardır. Para, huzur, iyi bir teknik direktör, iyi bir başkan var, kadro sağlam. Eğer Fenerbahçe üzerindeki kötülükleri atıp silkelenmezse yeni bir 4 sene üst üste şampiyonluk görmesi içten bile değil. Aykut Kocaman büyük bir ihtimalle sezon sonu görevden ayrılacak. Her şeye rağmen Türkiye Kupası finali, Avrupa'da yarı final ve lig ikinciliği... Tabloya bakarsak uğraşılmış, çaba gösterilmiş diyebiliriz. Çok daha iyi olabilirdi. Ama üzerindeki hem mental hem fiziksel yorgunluğu bir türlü atamadı takım. Başkan gitmediği sürece de atması zor, çetrefilli olacak. Çünkü bu takıma bu takımı tutmayanların hiçbir desteği, sempatisi yok; yarısından çoğu düşman. Rakip takımların en sevmediği takım Fenerbahçe. TFF'den en çok ceza alan takım Fenerbahçe. Medyanın en çok üzerine gittiği takım Fenerbahçe. Haliyle bu takım silkelenecekse yine kendi kendine yapacak bu işi. Aykut Kocaman gitmezse ne olur bilemiyorum. Artık başarıyla uygulanan defansif oyunun üzerine sağlam hücum planları kurmak zorunda. Yoksa ezberlenmiş bir takım olacak Fenerbahçe, maçlarda kilit açması çok zor olacak. Aykut Kocaman gitse de kalsa da bunun sağlanması lazım. Defansa Yobo yerine daha net bir yabancı stoper alınabilir. Krasic'e bir sezon daha şans verilmeli. Stoch gitsin, Selçuk gitsin, iyi bir sol kanat oyuncusu alınsın. İşlem tamam olur bu halde. 

Önümüzdeki sezon şampiyonluktan başka çare yok. Artık sevinmenin vakti geldi. Bol şans...

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Yorgun İkinci

Galatasaray 19. kez şampiyon. Paralı ve hocaya karışmayan bir başkanla birlikte Fatih Terim liderliğinde üst üste ikinci kez şampiyon oldular. ŞL'deki çeyrek final de cabası. Şüphesiz son iki sezondur mükemmel bir çıkış yakaladılar. İyi bir kadroları var ve daha da iyileşeceğe benziyor. Bir üst üste 4 sene şampiyonluk daha neden olmasın? 

Fenerbahçe ise  üç kulvarda mücadele etmenin cezasını çekti. Sakatlıklar, cezalılar belini büktü. Avrupa'da yarı final çok net bir başarı. Gönül isterdi ki ligde de şampiyon olalım ama olmadı. Türkiye Kupası'nı da kazanırsak benim için fena bir sezon olmayacak. Seneye iyi bir kadro düzenlemesiyle her kulvarda daha sert bir takım ortaya çıkabilir. Yeter ki takım her şeyiyle futbola konsantre olsun.

Haftaya Galatasaray'a karşı sağlam bir galibiyet alırsak da süper olur, benim için yeterli.

3 Mayıs 2013 Cuma

Teşekkürler



Fenerbahçe'yi sezon başından beri ayakta tutan en büyük özelliği sağlam defans ve duran toplardaki başarısı. Tüm takım halinde geride iyi yer tutuluyor, mükemmel bir kompaktlık içerisinde sağlam bir takım savunması nasıl olur, dersini veriyordu. Defansta bireysel hatalar olmadığı ve duran toplardan en az bir gol çıkarıldığı sürece de bütün maçın hakimi olarak maç tamamlanıyordu. Belki çoğu zaman güzel futbol oynanmıyordu ama üç kulvarda mücadele eden bir İtalyan takımı çıkmıştı ortaya. Rakipler bireysel sağlam futbolcularıyla Fenerbahçe defansını bozunca arada defolar gözüküyordu tabii. Lige havlu atılan Gençlerbirliği maçı bütün sezonun en kötü Fenerbahçe performansıydı belki de. İyi bir takım savunması yapılamamış, duran toplar değerlendirilememiş ve sahadan 2-0 yenik ayrılınmıştı. İşin özeti, Fenerbahçe'nin hücumdaki en büyük silahı duran toplardı sezon boyu. Bunlardan bir gol çıkaramayınca sıkışıp kalıyordu takım.Benfica 1-0 mağlup edildiğinde çok farklı bir takım görmüştük ama zaten herkes de bütün sezonki Fenerbahçe'nin bu olmadığının, takımın bambaşka bir kimliğe büründüğünün farkındaydı.

Deplasmandaki Benfica maçı da bir nevi Gençlerbirliği maçının özetiydi. Sıfır organizasyon, sıfır takım savunması. Atılan tek gol de zaten Gençlerbirliği maçıyla aradaki tek fark. Penaltıdan bir gol atıldı. Onun dışında organize ya da yarı-organize herhangi bir atağı yoktu takımın. Sezon boyunca görmeye hiç mi hiç alışık olmadığımız derecede dağınık bir defans vardı. Tüm Avrupa maçları ve ilk Benfica maçı da dahil olmak üzere topa sahip olan, pozitif futbol oynayan takım da yerinde yoktu. Haliyle mağlubiyet sürpriz olmadı.

Tüm bunlara rağmen her şey daha iyi olabilirdi. Yenilen iki gol taçtan. Ortada çok net bir konsantrasyonsuzluk, organizasyonsuzluk vardı. Volkan'ın ikinci goldeki hamlesizliği de sorgulanmalı. Yediği gollerin yarısını kendine aşırı güveninden dolayı yiyor.

Son söz olarak; şike, hapis, Alex'in gidişi, Aykut Kocaman'ın istifası falan derken 2-3 yıldır takımdaki huzursuzluğa rağmen UEFA Avrupa Ligi'nda yarı final oynamak bir başarıdır. Ayrıca toplanabilecek en yüksek puan toplanılıp, hemen hemen her maç rakiplere üstünlük kurularak geçildi. Mönşıngladbah maçının formalite haline gelip Recep Niyaz'ın falan sahaya çıkması inanılmaz mutluluk verici detaylar. Her şey için teşekkürler. Seneye her şey daha güzel olacak.

Gökhan Gönül'e de büyük geçmiş olsun.

Şota 2017 yılına kadar Kasımpaşa'da!

Kasımpaşa, Shota Arveladze ile 2017 yılına kadar sözleşme yenilediğini duyurdu. Kayserisporda Bir Türlü İsteneni Veremeyen Tabiri Caizse Acemiliğini Atana Şota Kasımpaşada Başarıyı Yakalamış ve 2017 ye kadar sözleşme uzatmıştır hayırlısı olsun ne diyelim Kulüpten yapılan açıklama şu şekilde; "Geçtiğimiz sezon Teknik Direktörümüz Shota Arveladze ile 1,5 yıl + 3 yıl opsiyon olmak üzere 4,5 yıllık anlaşma imzalanmıştı. Arveladze ile yapılan görüşmelerin ardından kendisiyle 3 yıllık sözleşme imzalanmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunarız."

22 Nisan 2013 Pazartesi

SÜPER LİG

Bir çok insanın heyecan duyduğu ve stres amacı ile de iddaa oyunlarının oynandığı maçlar vardır.Süper lig maçları her defasın da kıyasıya çekişme ile sürerken . 
Bir çok Büyük takım bu sene zorluklar için de maçlarını tamamlayabildi. Örnek verecek olursak Galatasaray geçen sezon maçların da büyük şansızlıkları üzerinden atamadı. Takım son olarak Fenerbahçe’yi kendi sahasın da devirerek şansızlığını kırmayı başardı. Ayrıca bu hafta Sivasa konuk olan Galatasaray izlenimlerime göre olur bu hafta kesinlikle Sivası evinde malup edip 3 Puanı almayı başaracaktır. Bu da benden Süper Lig Puan Durumu İddaa oynayanlara küçük bir tiyo olsun. Maçların daha çekişmeli geçmesi ve Şampiyonluğun son haftaya kalması ümidiyle Fenerbahçe’ nin bu hafta puan kaybetmesi ile sanırım bu dilediğım de gerçekleşmiş olacaktır. Her ne kadar Fenerbahçeli de olsam bunu istemek zorundayım.
Süper Lig in heyecan içinde geçmesi için bu kesinlikle gerekli diye düşünüyorum. İlgili konu hakkın da bizler ile yorumlarınızı paylaşabilir ve Süper Lig hakkında her bilgiyi sayfamızdan öğrene bilirsiniz.

http://www.superligpuandurumu.com/

19 Nisan 2013 Cuma

PUAN DURUMLARI

Lig de neler olup bitiyor merak ediyor musunuz ? Spor Toto , Süper Lig de olan biten her şey hakkında bilgi vermek için yapmış olduğumuz sitemiz de konular sürekli olarak güncellenmektedir. Spor Toto Süper lig'de puan durumu Spor Toto Süper lig'de haftanın maçları.Spor Toto , Super Lig maçları .Kim kazandı , kim kaybetti , ligın en son puan cetveli hepsine sitemizden ulaşabilirsiniz.
Sadece Türkiye değil Dünya’ya açılan bir pencere olarak sizlere dünya futbolundan da bilgiler sunucaz.Futbol sevgisi ve ilgisi olan insan için sadece tuttuğu takımın Lig deki durumunu bilmek yeterli gelmeyecektir.Tüm takımların Lig durumunu takip ettikleri gibi Dünya takımlarını ve Avrupa liglerini de takip etmek istıyceklerdir.Bunu düşünerekten tüm Dünya liglerini göz önüne alarak haftalık lig fikstürlerini sitemiz de güncel olarak yayınlayacağız.
Ayrıca idda oynayıp ligi takip eden arkadaşlarımız için de sitemizde yayınlamış olduğumuz puan cetvelleri bir büyük bir kolaylık olacaktır.Futbolla ilgilenen her kesime hitap eden bir sayfa arıyorsanız Puan Durumu sayfamıza hoş geldiniz...

13 Nisan 2013 Cumartesi

Fener Balı


Fenerbahçe'nin UEFA'da lider olarak çıktığı grupta Marsilya, Mönchengladbach gibi takımlar vardı ama Fenerbahçe buralara kadar balla geldi. Salih gibi bir cevher maç kazandırdı ama Lazio kim ki? Başkanı hapse düşmüş, kadrosu dağılmış, her Allah'ın günü öldü, ölecek, 3 günü kaldı diye hakkında haberler yapılan bu takım bu kadar kısa süre içerisinde bu denli toparlanıyor ama kim beğenecek ki? Lig, kupa ve Avrupa'da yoluna devam eden bu sağlam takımı hep hakemler, şanslar, direkler, FBI ve İsrail koruyor. Ligin başından beri atılan gollerin neredeyse yarısı duran toplardan atıldı ama bir kimse çıkıp da Aykut Kocaman'ı tebrik etmez bu organizasyonlar için. Ligin başından beri Volkan'ın anlık saçmalamaları hariç rakipler maç başına 1-2 ya da iki net pozisyona giriyorlar, bazen kaleyi bulan şutları olmadan sahadan ayrılıyorlar. Bu kadar kadro değişikliği yapan bir takım zaten hücumda mükemmel derecede organize olamaz, sadece ileriye yönelik oyun oynamaya çalışır; oyuncular da kaliteliyse goller gelir. Ki geliyor da. Emre, Salih, Sow, Webo, Kuyt gibi adamlar sayesinde Fenerbahçe belki nitelikli organize ataklar geliştirmese de bulduğunu atıyor. 3 kulvurda sona yaklaşan bir takım için fazlasını beklemek de zor zaten. Buna rağmen oynanan futbol daha iyi olabilir miydi? Tabii ki. Hala potansiyelin altında seyrediyor takım, ama tipik bir İtalyan takımı gibi iyi defans + duran topla tüm kupaların bir ucundan tutmuş durumda. Ayrıca Salih gibi bir adam da takıma kazandırıldı. Birazcık tebrik fazla olmaz. 

8 Şubat 2013 Cuma

İddaamaclari.com

Ülkemizde her yaştan takipçi ve oyuncu kitlesi bulunan oyunlardan bir tanesi de şüphesiz ki iddaa oyunu.
Farklı yaş gruplarından takipçi ve oyuncu kitlesine sahip olan bu oyunun en önemli noktalarından bir tanesinin de iddaa tahminleri olduğu şüphesiz. Bir maçın sonucunu önceden tahmin etmek en zor işlerden bir tanesidir. İddaa severlere bu konuda yardımcı olmak ve kazanmalarını kolaylaştırmak adına kurulan iddaamaclari.com her geçen gün artan ziyaretçi ve takipçi sayısıyla bu alanda adını duyurmaya başlamıştır. Sitede günlük iddaa bülteni,maç yorumları,canlı skorlar,iddaa kuponlarının yanı sıra futbol ve basketboldan önemli spor gelişmelerini de bulmanız mümkün. Siz de bu keyifli platforma katılıp eğlenirken aynı zamanda da kazanabilirsiniz.

5 Şubat 2013 Salı

Basketbolcu olma yolunda yapılacaklar



Burası bir futbol blogu sürekli futboldan bahsediyoruz. Lise zamanında uzun süre basketbol oynamıştım, hatta bi ara basketbol kulübünde oynayıp bırakmıştım. Futbolu daha çok sevdiğim için futbola geçmiştim. Bugün basketbolcu olan bir arkadaşım ile konuştuk. Onunla birlikte bir beyin fırtınası gerçekleştirdik. Basketbolcu olmak ne için bu yolda ne yapmak gerekir deyip konuştuk. Şimdi biraz futbol dışına çıkıp bu konuşmamızı derleyip sizinle paylaşıyorum.

Yalnızca basketbol değil hayat içerisinde bir iş üzerinde nasıl gelişebilirim sorusu aynı zamanda basketbol olma yolunca yapılacakları açıklar. Elbette her alanda olduğu gibi bu alan içerisinde kendine ait bir takım teknik detaylar bulunmakta. Yalnız bizim burada belirteceğimiz özellikler basketbol ile ilgili teknik ayrıntılardan çok bu yoldaki hata yapmamanız için gerekli tecrübelerdir.

Şimdi gelelim ilk baş yapmanız gerekenlere. İlk başta yapmanız gereken gerçekten bir basketbolcu olup olmak istemediğinizdir. Eğer gerçekten bir basketbol oyuncusu olmak istiyorsanız bu sizin hayalinizdeki ve diğer gençlerin koşturduğu idealler içerisinden bir takım idealleri geride bırakmak zorunda kalacağınız anlamını taşır. Daha açık konuşmak gerekirse eğer gerekirse basketbola daha fazla vakit ayırmak için basketbol oynamanıza engel olan şeylerden feragat etmelisiniz. Bu ilk başta elbette okul olabilir. Okul sizin gelişiminiz için önem taşır. Fakat iyi bir basketbolcu okul derslerinden çok basketbolu düşünerek çeşitli hayallere dalar. Hayatının içerisine okuldan çok basketbol katar. Hatta bu yönde okulu kendi amaçları doğrultusunda bir araç olarak görür. Elbette bu yaşlarda kesin karar vermek zordur. Kararsızlık da zordur bunu için ailenize danışıp hareket etmelisiniz.

                   

İkincisi basketbolda gelişim adresinizi iyi belirlemenizdir.* Türkiye’de basketbol gelişim adına yapılan internet siteleri içerisinde benim de bazen katkıda bulunduğum www.baskebolbilgi.com adresini önerebilirim. Antrenör tarafından yönlendirilen bu site, hem antrenörler hem de basketbol oyuncuları için eşsiz bir kaynak. Eğer ki basketbol da yeniyseniz önerdiğim internet sitesi sizin için çok yararlı olacaktır, belirli bir aşamaya getirecektir.

Üçüncü aşama ise temel gelişme seviyenizi tamamladıktan sonra duruklama dönemine girmemek için kendinize bir kulüp arayışı içerisinde olmalısınız. Bu kulüp sizi geliştirmek ve bir yere getirmeli. Bunun için iyi bir kulüp araştırması yapmanız gerekir. Daha fazla ayrıntı için yorum yaparsanız yardımcı olmaya çalışırız.

Not: Takipçi bir arkadaşın göndermiş olduğu bir yazıdır.

Ne Aramıştınız

''Hayata dair ne öğrendiysem futboldan öğrendim. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.''
Albert Camus.

Popüler Yazılar

Zİyaretçİler

Futbol Blog. Blogger tarafından desteklenmektedir.